Mefhumu Muvafakat Nedir? Farklı Yaklaşımlar ve Düşünceler
Her şeyin bir anlamı, bir karşılığı olduğu gibi, kelimelerin de anlamlarının ötesinde farklı derinlikleri vardır. İslam hukukunda sıkça karşılaştığımız kavramlardan biri olan mefhumu muvafakat, bir hükmün ya da ifadenin, anlamının yanı sıra başka bir anlam taşıması durumunu ifade eder. Bu terim, kelime ya da kavramların içerdiği potansiyel anlamlar üzerine derinlemesine düşündüğümüzde aslında oldukça ilginç bir tartışma alanı açıyor. Hadi, hem mantıklı hem de insani bir bakış açısıyla bu kavramı inceleyelim.
Mefhumu Muvafakat Nedir?
Öncelikle, mefhumu muvafakat nedir, onu netleştirelim. İslam hukukunda, bir hüküm ya da bir ifadenin belirli bir anlamı vardır, fakat bazen bu anlamın karşısında bir de zıt anlamlı bir durum ortaya çıkar. Mefhumu muvafakat, bir ifadenin (örneğin, “şu kadar kişi şunları yaparsa”) doğrudan anlaşılabilir anlamının dışında, bu anlamın zıddı ya da ona tam tersi olan bir anlamın da çıkarılması durumudur.
Örneğin, bir ayette “Kadınlar, işte şu şekilde giyinmelidir” denildiğinde, o zaman mefhumu muvafakat şu anlamı taşır: Eğer kadınlar belirli bir şekilde giyinmelidir, o zaman bu giyim şekline uymayanlar, belirli bir şekilde giyinmeyenler ya da bu kurala uymayanlar kesinlikle o şarta uygun değillerdir. Burada, bir şeyin yapılması, yapılmamasıyla olan karşıtlık üzerinden anlaşılabilir. Yani, bir şeyi yasaklamayı ifade etmek, doğrudan o şeyin yapılmasını gerektirmez, ama dolaylı olarak o şeyin yapılmadığı anlamına gelir.
Analitik Bakış: Hukuki ve Mantıklı Perspektif
İçimdeki mühendis bana şunu söylüyor: “Bu kavram, kesinlikle mantıklı bir yaklaşım. Her şeyin bir kurala dayanması gerektiği gibi, mefhumu muvafakat da bir tür mantıklı çıkarımdır.” Mühendislik bakış açısıyla, hukuk kurallarında da her şeyin bir mantığa ve kural dizisine dayanması gerekir. Eğer bir kural, bir şeyi ifade ediyorsa, o zaman bu kurala uymayan bir durumun da başka bir anlamı olmalıdır. Tıpkı mühendislikte bir formülün, hem çözüm sunarken hem de hatalı bir sonucu ortaya koyarken belirli bir anlam taşıması gibi, mefhumu muvafakat da bir ifadenin başka bir anlam taşımasını sağlar.
Örnek vermek gerekirse, bir yargı kararında bir mahkeme, belli bir durumda “kişinin şunu yapması gerektiği” hükmünü verdiğinde, bunun zıddı olan “yapmaması gerektiği” çıkarımını yapmak, analitik bir yaklaşım olarak doğru bir çıkarım olacaktır. Çünkü bir yargı, her iki durumu da kapsamalıdır. Eğer hukuk, sadece olumlu ya da sadece olumsuz durumlarla ilgilenmiş olsa, büyük bir anlam boşluğu oluşur. Burada, mefhumu muvafakat bu boşluğu doldurur.
İnsani Bakış: Hukukun İnsanî Yönü
Ama içimdeki insan tarafı da şöyle düşünüyor: “Peki ya bir hüküm, her zaman bu kadar sert ve kesin mi olmalı? İnsanlar bazen karmaşık varlıklardır. Bir kural, evet, belirli bir amacı taşıyor olabilir ama her zaman bu kadar net mi olmalı? Bazen esneklik daha iyi değil mi?”
Bir insan olarak, hukukun sadece keskin bir çerçeveyle değil, aynı zamanda insanların içinde bulunduğu koşullara göre daha esnek ve insancıl bir bakış açısına sahip olması gerektiğini savunuyorum. Hukuk kuralları, evet net olmalı ama her durumda insani değerlere, sosyal bağlamlara ve yaşamın inceliklerine de dikkat edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Mefhumu muvafakat’ın uygulanması, her zaman bireylerin özgürlüklerini sınırlamamalı, aksine onların insani boyutunu da göz önünde bulundurmalıdır.
Örneğin, dini bir metinde “Kadınlar şu şekilde giyinmelidir” ifadesi yazılıysa, mefhumu muvafakat ne olmalı? Herhangi bir kıyafet düzeni, kişilerin kendi yaşam biçimlerine saygı gösterecek şekilde yorumlanmalı. Toplumun baskısı ve katı kurallar, insanlara sadece “bu kuralı takip et” demekle değil, daha çok onların içinde yaşadığı toplumu, kültürü ve bireysel özgürlükleri göz önünde bulundurarak çözümler üretmelidir.
Mefhumu Muvafakat’ın Uygulama Alanları
Birçok alanda karşılaştığımız mefhumu muvafakat, hukukun dışında da karşımıza çıkar. Sosyal bilimlerde, toplumsal kuralların ve normların şekillendiği yerlerde, bir ifade bazen yalnızca yapılan eylemi değil, bu eylemin aksini de ortaya koyabilir. Türkiye’deki geleneksel aile yapılarında, eşler arasındaki bazı roller de aslında bu tarz bir mefhumu muvafakat anlayışı üzerine şekillenir. Örneğin, evin erkeği dışarıda çalışırken, kadının evdeki sorumlulukları üzerine bir norm yaratılmıştır. Bu normun karşısında, kadının dışarıda çalışması da aynı şekilde ele alınarak toplumda başka bir anlam kazanabilir.
Fakat bu konuda da, her şeyin net bir şekilde ayrılması gerektiğini düşünen insanlar da var. Hukukun daha katı bir şekilde, her durumu açıkça tanımlaması gerektiğini savunanlar, daha insani yaklaşımlar kadar doğru sonuçlar elde edebilir. Burada önemli olan, mefhumu muvafakat’ın sadece “bu var, o yok” türünde bir mantıkla değil, insanların içinde bulundukları koşulları anlayarak, dengeli bir biçimde uygulanması gerektiğidir.
Sonuç Olarak
Mefhumu muvafakat, bir anlamın ya da hükmün, zıddını ortaya koyarak yapılan çıkarımın önemli bir parçasıdır. Hukuk açısından bakıldığında, doğru ve mantıklı bir çıkarım yapılması gerektiği aşikardır, fakat her kuralın insan hayatındaki yeri ve anlamı farklı olabilir. Bu nedenle, hem hukuki hem de insani açıdan mefhumu muvafakat’ı ele almak, insanları yalnızca kurallara bağlamakla kalmayıp, onların yaşamlarının derinliklerini de anlamamıza olanak tanır.
Bir mühendis gibi düşünmek, her şeyin mantıklı ve sistemli olması gerektiğini söylese de, içimdeki insan her zaman “ama peki ya insanlar?” sorusunu soruyor. Sanırım burada önemli olan, bu dengeyi yakalamak. Hem sistematik bir yapı içinde kalmak, hem de insani değerleri göz önünde bulundurmak, hayatın en büyük zorluklarından biri.